Yapay zeka ve dijitalleşme, üniversite adaylarına yeni kariyer yolları açıyor. YÖK’ün açtığı 81 yeni program ve uzmanların tavsiyeleriyle geleceğin meslekleri şekilleniyor.
Yükseköğretim Kurulu (YÖK), yapay zeka ve bilişim alanında açılan yeni programlarla dijital mesleklerin üniversite adayları için önemli fırsatlar sunduğunu bildirdi. 2026-YKS tercihleri 29 Temmuz Çarşamba günü başlayacak ve bu yeni alanlar, adayların geleceğin mesleklerine yönelik ilgisini artırıyor.
Son üç yılda YÖK tarafından yapay zeka ve bilişim alanında 81 yeni program açıldı. Bu durum, ‘geleceğin meslekleri’ olarak adlandırılan alanlara yönelik akademik ilginin arttığını gösteriyor. Yapay zeka, siber güvenlik, veri bilimi, havacılık, otomasyon ve dijital dönüşüm odaklı bu programlar, istihdam potansiyeli yüksek alanlar olarak öne çıkıyor.
Yapay zeka mühendisliği, siber güvenlik, büyük veri analistliği, dijital dönüşüm elektroniği, elektronik ve otomasyon, iklimlendirme ve soğutma teknolojisi gibi meslekler hem Türkiye’de hem de dünyada hızla gelişiyor. YÖK, bu yıl tercih kılavuzuna tarih ve yapay zeka, felsefe ve yapay zeka, biyoteknoloji ve genetik, dijital oyun teknolojileri ve mobil güvenlik teknolojileri gibi 16 yeni programı daha ekledi.
Sektör temsilcileri ve uzmanlar, bu mesleklerdeki gelişimin ve artan istihdam ihtiyacının altını çiziyor. Yapay Zeka Politikaları Derneği (AIPA) Başkanı Zafer Küçükşabanoğlu, yapay zekanın yalnızca sektörleri değil, düşünme biçimlerini, üretim modellerini ve günlük yaşam alışkanlıklarını da dönüştürdüğünü belirtti. Küçükşabanoğlu, yapay zekanın yeni meslekler yarattığını vurgulayarak, bu dönüşümde nitelikli insan kaynağının önemine dikkat çekti.
Küçükşabanoğlu, üniversite tercihi yapacak gençlere, hangi bölümü seçerlerse seçsinler yapay zeka konusunda kendilerini geliştirmeleri tavsiyesinde bulundu. Hukuk, tıp, işletme gibi farklı disiplinlerde bile yapay zeka bilgisinin büyük avantaj sağlayacağını söyledi. Gelecekte, yalnızca yapay zekayı geliştiren mühendislerin değil, onu etkin kullanan doktorların, avukatların, öğretmenlerin ve diğer profesyonellerin de öne çıkacağını ifade etti.
Gelecek yıllarda klasik yapay zeka mühendisliğinin yanı sıra disiplinlerarası uzmanlık alanlarının da büyümesi bekleniyor. Yapay zekanın uzay teknolojileri, iklim değişikliği ve çalışma hayatı gibi alanlarla etkileşiminin artmasıyla sosyoloji, psikoloji, hukuk, siyaset bilimi ve uluslararası ilişkiler gibi alanlarda uzmanlara olan ihtiyaç artacak. Şirketler, adayların projelerine, yapay zeka kullanımına, yabancı dil bilgisine ve uyum sağlama yeteneklerine daha fazla önem verecek.
Türkiye Yazılımcılar Federasyonu (TÜYAFED) Genel Başkanı Mustafa Çalış, yapay zekanın yazılım mesleğini ortadan kaldırmayacağını, aksine dönüştüreceğini belirtti. Gelecekte en değerli yetkinliğin, yapay zekayla birlikte üretmeyi bilen mühendisler olacağını söyledi. Çalış, bankacılık, savunma sanayisi, otomotiv, sağlık, enerji ve kamu kurumları gibi çeşitli sektörlerin yapay zeka uzmanı aradığını ve Türkiye’de bu alandaki istihdamın katlanarak artacağını öngörüyor.
Çalış, gelecek yıllarda yapay zeka ve makine öğrenmesi, siber güvenlik, robotik ve otonom sistemler, veri bilimi, bulut bilişim, sağlık ve savunma teknolojileri, FinTek çözümleri ve akıllı üretim sistemleri gibi alanların öne çıkacağını belirtti. Üniversite adaylarının bölüm seçiminde yalnızca isme odaklanmaması gerektiğini, başarı için güçlü matematik altyapısı, yabancı dil, analitik düşünme becerisi ve sürekli öğrenme isteğinin önemini vurguladı.
Reklam & İş Birliği: [email protected]