Su Yosunlarıyla Mücadele Devam Ediyor Isparta’daki Eğirdir Gölü, Türkiye’nin en büyük dördüncü gölü olma özelliğini taşıyor. Son zamanlarda ise kuraklık tehlikesi ile karşı karşıya kalan göl, kirliliğin göstergesi olan su yosunlarıyla mücadele ediyor. Bu su yosunları, yani algler, göldeki otçul balıkların tükenmesine bağlı olarak hızla çoğalıyor ve göl yüzeyini kapatmaya başlıyor. Doğal Dengenin Bozulması Türkiye…
Isparta’daki Eğirdir Gölü, Türkiye’nin en büyük dördüncü gölü olma özelliğini taşıyor. Son zamanlarda ise kuraklık tehlikesi ile karşı karşıya kalan göl, kirliliğin göstergesi olan su yosunlarıyla mücadele ediyor. Bu su yosunları, yani algler, göldeki otçul balıkların tükenmesine bağlı olarak hızla çoğalıyor ve göl yüzeyini kapatmaya başlıyor.
Türkiye Tabiatını Koruma Derneği (TTKD) Bilim Danışmanı Dr. Erol Kesici, göldeki bitkilerin hızla çoğalmasının kirliliğin bir kanıtı olduğunu belirtiyor. Gölü kaplayan bitkiler arasında su sümbülü, civan perçemi, chara ve kurdele otu gibi doğal bitkiler bulunuyor. Önceden gölde dokuz çeşit otçul balık bulunurken, sonradan atılan etçil balıkların bu dengenin bozulmasına neden olduğu belirtiliyor.
Dr. Erol Kesici, gölün su seviyesindeki azalmanın su bitkilerinin aşırı gelişmesine neden olduğunu vurguluyor. Bu durumun çözümü için liyakatli bilim insanlarının devreye girmesi gerektiğini belirten Dr. Kesici, su yosunlarının neden olduğu kirliliğin göl üzerinde oluşturduğu tehlikelere dikkat çekiyor.
Eğirdir Gölü’nde mikroskobik su bitkileri üzerinde oluşan su yosunları tabakasının tehlikeli boyutlara ulaştığını belirten Dr. Kesici, bu durumun gölde oksijensiz ortamlar oluşturarak su canlılarının ölümüne neden olduğunu ifade ediyor. Ayrıca, kuzey ve güney kısımları farklı özelliklere sahip olan gölde, özellikle güney kısmında şiddetli bir koku oluştuğu ve gölün kirlilik seviyesinin endişe verici boyutlara ulaştığına dikkat çekiliyor.
Reklam & İş Birliği: [email protected]