Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, yabancı basın mensuplarına konuştu. Fiyat istikrarına bağlılık, kur rejimi ve İran’dan doğal gaz ödemeleri konularında açıklamalarda bulundu.
Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, Cumhurbaşkanlığı Külliyesi’nde düzenlenen ‘Orta Vadeli Program Uluslararası Medya Buluşması’nda yabancı basın mensuplarının sorularını yanıtladı. ABD’nin bağımsızlık günü kutlamalarına katıldığını belirten Şimşek, ABD ve diğer müttefiklerle yakın işbirliği içinde olduklarını ifade etti. Türkiye’nin terörün finansmanı, kara para aklama ve yaptırım ihlalleriyle kararlılıkla mücadele ettiğini vurgulayan Bakan Şimşek, finansal sistemin şeffaflığını ve bütünlüğünü güçlendirme çabalarının sürdüğünü belirtti.
Bakan Şimşek, İran’dan yapılan doğal gaz ithalatına ilişkin bir soruyu yanıtlarken, ödemelerin sıkı denetlenen özel bir hesapta tutulduğunu ve bu hesaptan sadece gıda, ilaç gibi izin verilen kalemlerin karşılanabildiğini açıkladı. Bu durumun, doğal gaz ödemelerinin yönetimi için yerleşik ve işleyen bir çerçeve oluşturduğunu söyledi. Türkiye’nin doğal gaz ithalatında İran’ın payının küçük olduğunu ve tedarik zincirinde çeşitlendirme yapıldığını ekledi.
Serbest dalgalı kur rejimine dönmenin arzu edildiğini ancak bunun için gerekli koşulların oluşması gerektiğini belirten Şimşek, düşük enflasyon, stabil enflasyon beklentileri ve çift yönlü döviz piyasası hareketinin önemine işaret etti. Günlük döviz kuru politikasının Merkez Bankası’nın sorumluluğunda olduğunu hatırlatarak, Orta Vadeli Program’ın (OVP) hazırlığında nötr bir reel döviz kuru varsayımıyla hareket edildiğini söyledi. Kur rejimine ilişkin spekülasyonların dayanaksız olduğunu sözlerine ekledi.
Bakan Şimşek, fiyat istikrarına olan bağlılıklarının tam olduğunu ve güçlü bir şekilde sürdüğünü yineledi. Enflasyon hedeflerinin para politikasını gevşetmek amacıyla yukarı yönlü revize edildiği iddialarını reddetti. Küresel arz şokları ve jeopolitik gelişmelerin programdaki tahminleri etkilediğini ancak Türkiye’nin bu zorlu koşullara rağmen ilerleme kaydettiğini belirtti. Arz yönlü adımların somut sonuçlar verdiğini, özellikle deprem bölgesinde konut stokunun hızla yenilendiğini ve kira enflasyonunun düştüğünü vurguladı. 500 bin yeni sosyal konut projesiyle birlikte toplam 750 bin sosyal konutun inşa edileceğini ve bunun konut ile kira baskısını hafifletmeyi amaçladığını ifade etti.
Reklam & İş Birliği: [email protected]