EPDK, elektrikli araç şarj istasyonlarında depolama tesislerinin gücüne ilişkin düzenlemeyi güncelledi. Yeni kararla, şarj istasyonları şebeke anlaşma gücünün ötesinde şarj hizmeti sunabilecek.
Enerji Piyasası Düzenleme Kurumu (EPDK) tarafından yapılan açıklamaya göre, elektrikli araç şarj istasyonlarına entegre edilecek elektrik depolama tesisleri, artık şarj istasyonunun anlaşma gücünden daha yüksek araç şarj gücünde kurulabilecek. Bu düzenleme, özellikle yüksek güçlü şarj istasyonlarında şebeke bağlantı kapasitesi artırma ihtiyacını ortadan kaldırarak, depolama sistemlerinden doğrudan şarj hizmeti sunulmasına olanak tanıyor.
Daha önceki uygulamada, şarj istasyonuna entegre depolama tesisinin gücü, tüketim tesisinin anlaşma gücüyle sınırlıydı. Bu durum, yüksek güçlü şarj istasyonlarında depolama yatırımlarının şarj altyapısının gerektirdiği gücü karşılama potansiyelini kısıtlıyordu. Yeni düzenleme, anlaşma gücünden daha yüksek deşarj gücünde depolama tesisi kurmak isteyen ve bu tesisten şarj ünitesini beslemek isteyenlere imkan sağlıyor.
Şebeke güvenliğini sağlamak amacıyla, şebekeye enerji verilmesini engelleyen ve şebekeden çekilen enerjinin mevcut anlaşma gücünü aşmasını önleyen otomatik güç kontrol ve enerji kesme sistemlerinin kurulması zorunlu hale getirildi. Bu yeni model, her lokasyonda yüksek maliyetli şebeke yatırımları yapma zorunluluğunu azaltarak, depolama entegreli şarj istasyonlarının yaygınlaşması için önemli bir alternatif sunuyor.
Özellikle yeni trafo ve bağlantı yatırımlarının maliyetli olduğu veya anlık şarj ihtiyacının yüksek olduğu, şarj kuyruklarının oluştuğu lokasyonlarda depolama sistemlerinin kullanımı, yatırımların hızlanmasını ve kullanıcılara sunulan hizmetin kolaylaşmasını sağlıyor. Bu yaklaşım, mevcut elektrik dağıtım altyapısının daha etkin kullanılmasına da katkıda bulunacak.
Şarj talebinin yoğun olduğu kısa süreli dönemlerde depolama sistemlerinin devreye girmesi, şebekeden çekilen gücün anlaşma gücü içinde tutulmasına yardımcı olurken, şarj istasyonlarının daha yüksek kurulu güçte şarj ekipmanlarına sahip olabilmesine olanak tanıyor. Elektrikli araçların yaygınlaşmasıyla artan yüksek güçlü şarj altyapısı ihtiyacı, özellikle otoyollar, dinlenme tesisleri ve ticari alanlarda kendini gösteriyor. Bu istasyonların şebekeye bağlanabilmesi için gerekli kapasitenin oluşturulması, bazı yerlerde yeni şebeke ve trafo yatırımlarını gündeme getirebiliyor.
Depolama sistemlerinin şarj istasyonlarıyla birlikte kullanılması, bu noktada alternatif bir çözüm sunuyor. Şebekeden belirli bir güç seviyesinde elektrik çekilirken, depolama sisteminin şarj talebinin yüksek olduğu anlarda devreye girmesi, şarj istasyonunun ihtiyaç duyduğu anlık gücün daha etkin karşılanmasına imkan tanıyor. Örneğin, anlaşma gücü yetersiz kalan bir lokasyonda depolama sistemi, düşük talep dönemlerinde şebekeden enerji depolayarak şarj talebinin yükseldiği dönemlerde şarj işlemine destek olabiliyor.
Bu düzenleme, yüksek güçlü şarj istasyonlarının yaygınlaşması için önemli bir yatırım esnekliği sağlıyor. Şarj ağı işletmecileri, lokasyonun şebeke bağlantı kapasitesi, yatırım maliyeti ve şarj talebini değerlendirerek şebeke kapasitesi artışı ile depolama yatırımı arasında daha bilinçli bir tercih yapabilecek. Bu sayede, elektrikli araç kullanıcılarının ihtiyaç duyduğu hızlı ve yüksek güçlü şarj altyapısının daha fazla lokasyonda kurulabilmesinin önü açılmış oluyor.
Reklam & İş Birliği: [email protected]